KENDİNE ZARAR VERME DAVRANIŞI

Son yıllarda kendine zarar verme davranışı (KZVD) ile sağlık kuruluşlarına başvuran ergenlerin sayısında bir artış olmuştur ve sık görülen bir ruh sağlığı problemi haline gelmiştir.

Kendine zarar verme davranışı (KZVD), kişinin intihar amacı olmadan kasıtlı olarak, kendi vücut dokularını tahrip etmesidir. Kendine zarar verme davranışının başlıcaları, vücudunun çeşitli bölgelerini çizme, kanatma, iğne, ataç  benzeri şeyler batırma, yakmadır. Gençler arasında oldukça endişe yaratan bu tablonun görülme sıklığı yaklaşık %10 ‘dur.

 Genç yaşta olmak, kadın olmak, düşük sosyo-ekonomik durumda olmak, olumsuz yaşam koşullarında yaşıyor olmak, cinsel/fiziksel istismar-ihmale uğramak gibi durumlar KZVD nın riskini artırmaktadır.

KZVD saptanan ergenlerde, depresyon, kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği sıklıkla bulunabilmektedir. Ayrıca, KZVD’ a, Madde-alkol kullanım bozukluğu da eşlik edebilmektedir.

Kendine zarar verme davranışının nedenlerini açıklayan bir görüş; dayanamadıkları  duygusal acıyı daha kabul edilebilir bir fiziksel acıya yönelterek kendilerine zarar verdikleri şeklindedir. Kendine zarar verme davranışı öfke, kaygı, hayal kırıklığı gibi duygular sonrası ortaya çıkmakta ve kendine zarar verdiklerinde bir rahatlama hissi duyduklarını ifade etmektedirler

Kendine zarar verme davranışını genellikle gizli yapılmaktadır, bu sebeple geç farkedilmektedir. Farkedildiğinde, ebeveynler için oldukça endişe yaratan bir tablodur.

Eğer bir gençte; nedensiz yara izleri, iyileşmeyen yaralar varsa, sık olarak elindekesici aletler (jilet, makas gibi) taşıyorsa, içe çekilme davranışı gösteriyorsa, yaralı bölgelerini gizlemek için okulda soyunma odalarında, başkalarının yanında kıyafetlerini değiştirmeyi red ediyorsa şüphelenmek gerekir.

Kendine zarar verme davranışı, ciddi bir psikiyatrik hastalığın bir parçası olabilir ve ciddi bir sorundur. Bu sebeple, gencin mutlaka bir çocuk ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Gencin, duygularını uygun ifade etmesi, eşlik eden depresyon, kaygı gibi ruhsal belirtilerine yönelik psikoterapi uygulanması önemlidir. Bu gençlerde, aile ilişkilerindeki sorunlara yönelik uygulanacak aile terapisinin de önemi büyüktür.   İlaç tedavileri, özellikle, KVZD’na eşlik eden ruhsal bozuklukların tedavisi için uygulanır.

izmir tıp doktoru